hayata dair herşey

Ana Sayfa Profilim Arşiv


Fikrimuhim.com

Hakkımda

Örgüler ev mefruşatı serabral palsi hayata dair herşey ilgi alanım içinde bildiklerimi sizlerle paylaşmaya. Bilmediklerimi sizlerden ögrenme gayreti içindeyim.


Kategorilerim



Yazılarım

Oktay Usta Hamur Tatlıları Tarifleri Adana Halkası Tarifi
sinop -karakum tatil resimlerimiz
sinop karakuma tatile gidiyorum
MiRAC NEDiR.?
Dutun Faydaları
mercimekli selva çorba
ısırgan otu soslu selva makarnam
selva makarna tarifleri
NANE VE FAYDALARI
Oktay Usta'dan HAŞHAŞLI SİMİT Tarifi


Arkadaşlarım

munev
kartopum
sacita
cicibisiiy
gönül topcu
blogekle
meyraca
hobibloglari
elishi
begonya35
hogsmeade
elifgoktas
mamila
bahargunesi
haticane
yte
rengim
elemg
ramazantekeli
yesimcetaki
gulefsan
ebru69
mehtapcaisler
hatice38
hilalbulut
reyhan2001


Bağlantılarım

* benim dini blogum
* sezerceşeyler
* hazanistan
* dunyaturum
* ekadin
* yegenimin blogu
* fiammaveneta
* haticeozkan blogspot
* DNA HARİKASI
* DNAHARİKASI
* 1nisan2005
* kızımın sayfası
* elifelif38
* haticeden
* kardeşimin blogu
* gonulkahvesi


Ziyaretçilerim






Reklamlarım







Bannerim







Dost Siteler

Image Hosted by ImageShack.us


Eğlence








MiRAC NEDiR.?


Arapça'da merdiven, yukarı çıkmak, yükselmek anlamlarını dile getirir. İslam'da Hz. Peygamber (s.a.s)' in göğe yükselerek Allah'ın huzuruna kabul edilmesi olayı. Mirac olayı hicretten bir yıl ya da onyedi ay önce Receb ayının yirmi yedinci gecesi gerçekleşir. Olayın iki aşaması vardır.
Birinci aşamada Hz. Peygamber (s.a.s) Mescidül-Haram'dan Beytü'l-Makdis'e (Kudüs) götürülür. Kur'an'ın andığı bu aşama, gece yürüyüşü anlamında isra adını alır. İkinci aşamayı ise Hz. Peygamber (s.a.s)'in Beytü'l-Makdis'ten Allah'a yükselişi oluşturur. Mirac olarak anılan bu yükselme olayı Kur'an'da anılmaz, ama çok sayıdaki hadis ayrıntılı biçimde anlatılır.
Sonunda Allah'ın huzuruna kabul edildi. Kendisine ümmetinden Allah'a şirk koşmayanların Cennet'e gireceği müjdelendi, Bakara suresinin son ayetleri verildi ve beş vakit namaz farı kılındı. Yeniden Refref ile Sidretü'l-Münteha'ya, oradan Burak'la Kudüs'e, oradan da Mekke'ye döndürüldü.

Hadislerde verilen bilgiye göre Hz. Peygamber (s.a.s), Kâbe'de Hatim'de ya da amcasının kızı Ümmühani binti Ebi Talib'in evinde yatarken Cebrail gelip göğsünü yardı, kalbini Zemzem ile yıkadıktan sonra içine iman ve hikmet doldurdu. Burak adlı bineğe bindirilerek Beytü'l-Makdis'e getirildi. Burada Hz. İbrahim, Hz. Musa, Hz. İsa ve diğer bazı peygamberler tarafından karşılandı. Hz. Peygamber (s.a.s) imam olarak diğer peygamberlere namaz kıldırdı.

Hz. Peygamber (s.a.s), Beytü'l-Makdis'te kurulan bir Mirac'la ve yanında Cebrail olduğu halde göğe yükselmeye başladı. Göğün birinci katında Hz. Adem, ikinci katında Hz. İsa ve Yahya, üçüncü katında Hz. Yusuf, dördüncü katında Hz. İdris, beşinci katında Hz. Harun, altıncı katında Hz. Musa ve yedinci katında Hz. İbrahim ile görüştü. Cebrail ile birlikte yükseliş Sidretü'l-Münteha'ya kadar sürdü. Cebrail, "Buradan bir parmak ucu ileri geçecek olursam yanarım" diyerek Sidretü'l Münteha'da kaldı. Hz. Peygamber (s.a.s) buradan itibaren Refref adlı başka bir binekle yükselişini sürdürdü. Bu yükseliş sırasında Cennet ve nimetlerini, Cehennem ve azabını müşahede etti.

Hz. Peygamber (s.a.s) ertesi günü Mirac olayını anlattı. Olayı duyan müşrikler yoğun bir kampanya başlatarak Hz. Peygamber (s.a.s)'i suçlamaya, alaya almaya başladılar. Bu kampanya bazı müslümanları da etkileyerek şüpheye düşürdü. Olayın gerçek olup olmadığını araştırmak isteyenler Beytü'l-Makdis'e ve Mekke'ye gelmekte olan bir kervana ilişkin sorular sorarak Hz. Peygamber (s.a.s)'i sınadılar. Hz. Peygamber (s.a.s)'in verdiği bilgilerin doğruluğu müslümanları şüpheden kurtardıysa da müşriklerin inatlarını kırmaya yetmedi. Mirac olayı inatlarını ve düşmanlıklarını artırarak onlar için bir fitne nedeni oldu. Bu olay karşısındaki tutumu nedeniyle Hz. Ebu Bekr, Hz. Peygamber (s.a.s)'ce "Sıddîk" lakabıyla onurlandırıldı. Hz. Ebu Bekir olayı kendisine anlatarak hala inanmaya devam edip etmeyeceğini soran müşriklere "O söylüyorsa şüphesiz doğrudur" cevabını vermişti.


Tarih: 21:13, 19/7/2009 Kategori: dini yazilar ve dini hikayeler
Yorum (yok) | Yorum yaz | Bağlantı

kandilimiz kutlu olsun

Mevlid Kandili
Bu gece ; “(Resûlum!) Biz seni ancak alemlere rahmet olarak gönderdik.” (Enbiya Sûresi: 107) ayet-i kerimesinde de belirtildiği üzere alemlere rahmet olarak gönderilen Resûl-i Ekrem Efendimiz’in doğduğu gecenin yıldönümüdür.



Bu gece Kadir Gecesi'nden sonra en kıymetli gecedir.


Bu gece Peygamber efendimizin doğduğu sırada görülen hâlleri, mu'cizeleri okumak, dinlemek, öğrenmek çok sevaptır. Peygamber efendimiz kendileri de anlatırdı.


Sevgili Peygamberimiz doğmadan önce, bütün dünya mânevî yönden müthiş bir zulmet ve karanlık içindeydi. İnsanlar azgınlaşmış, hak din unutulmuş, her tarafı vahşet ve zulüm kaplamıştı.


Dünyanın her tarafında olduğu gibi, Mekke'de de zulüm son haddine varmış, ahlâksızlık iftihar vesîlesi hâline gelmişti.


Kadın basit bir mal gibi alınıp satılıyor, en aşağı yaratıklardan birisi olarak görülüyordu. Kadının, kız çocuğu dünyaya getirmesi, büyük felâket ve yüz karası olarak görülüyordu.


İşte bütün dünyanın hâli böyleyken Allahü teâlâ herşeyi O'nun şerefine yarattığı, insanlara ebedî saâdeti gösterecek, güzel ahlakı ile eşsiz merhamet sahibi peygamberimiz Hazreti Muhammed Aleyhisselâm dünyaya geldi.

netten
EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu


Tarih: 13:32, 7/3/2009 Kategori: dini yazilar ve dini hikayeler
Yorum (2) | Yorum yaz | Bağlantı

hoş geldin ramazan

Mübarek Ramazan ayı, çok şereflidir. Bu ayda yapılan, nafile namaz, zikir, sadaka ve bütün nafile ibadetlere verilen sevap, başka aylarda yapılan farzlar gibidir. Bu ayda yapılan bir farz, başka aylarda yapılan yetmiş farz gibidir. Bu ayda bir oruçluya iftar verenin günahları affolur. Cehennemden azat olur. O oruçlunun sevabı kadar, ayrıca buna da sevap verilir. O oruçlunun sevabı hiç azalmaz.

Bu ayda, emri altında bulunanların, işlerini hafifleten, onların ibadet etmelerine kolaylık gösteren âmirler de affolur, Cehennemden azat olur. Ramazan-ı şerif ayında, Resulullah, esirleri azat eder, her istenilen şeyi verirdi. Bu ayda ibadet ve iyi iş yapabilenlere, bütün sene bu işleri yapmak nasip olur. Bu aya saygısızlık edenin, günah işleyenin bütün senesi, günah işlemekle geçer.

Bu ayı fırsat bilmeli, elden geldiği kadar ibadet etmelidir. Allahü teâlânın razı olduğu işleri yapmalıdır. Bu ayı, ahireti kazanmak için fırsat bilmelidir.

Kur’an-ı kerim, Ramazanda indi. Kadir gecesi, bu aydadır. Ramazan-ı şerifte, iftarı erken yapmak, sahuru geç yapmak sünnettir. Resulullah bu iki sünneti yapmaya çok önem verirdi.

İftarda acele etmek ve sahuru geciktirmek, belki insanın aczini, yiyip içmeye ve dolayısıyla her şeye muhtaç olduğunu göstermektedir. İbadet etmek de zaten bu demektir.

Hurma ile iftar etmek sünnettir. İftar edince, (Zehebez-zama’ vebtellet-il uruk ve sebet-el-ecr inşaallahü teâlâ) duasını okumak, teravih kılmak ve hatim okumak önemli sünnettir.

Bu ayda, her gece, Cehenneme girmesi gereken, binlerce Müslüman affolur, azat olur. Bu ayda, Cennet kapıları açılır. Cehennem kapıları kapanır. Şeytanlar, zincirlere bağlanır. Rahmet kapıları açılır. Allahü teâlâ, bu mübarek ayda Onun şanına yakışacak, kulluk yapmayı ve Rabbimizin razı olduğu, beğendiği yolda bulunmayı, hepimize nasip eylesin! Âmin. (Mektubat ,1.c. 45.m.)


Tarih: 01:18, 4/9/2008 Kategori: dini yazilar ve dini hikayeler
Yorum (yok) | Yorum yaz | Bağlantı
<- Son Sayfa Sonraki Sayfa ->



BLOG DESİNG BY





Blogcu Birlik