Embed

Peki, RAM’ın ‘eğitilemez’ dediği çocuklar sonra ne yapıyor?

 
İlk kez okulda karşılaşıyorlar

Peki, RAM’ın ‘eğitilemez’ dediği çocuklar sonra ...ne yapıyor? Eğer aile, eğitimin çocuğuna neler katabileceğini bilmiyorsa, devletin verdiği evde bakım parasını alarak hayatına devam ediyor. Tabii buna hayat denebilirse!

Çok engelli öğrenciler için eğitim, ekmek ve su kadar önemli. Ailelerinin önceliği de kesinlikle akademik başarı değil. Onlar çocuklarının bir bardak suyu alıp içmesi, tuvalet ihtiyacını karşılaması, yemeğini yemesi, bir sıkıntı yaşadığında ‘bir şekilde’ ifade edebilmesi, konuşması gibi küçük beklentiler içinde. Tüm bunlar çocukların hayatını biraz daha kolaylaştırmak, onları bağımsız hâle getirmek için. Bundan dolayı da sağlıklı bir çocuktan daha fazla ihtiyaçları var eğitime. Diyelim ki her şey yolunda gitti ve çocuk eğitim alabileceği bir okul buldu. Bu sefer de öğretmen sıkıntısı başlıyor... Normalde sadece görme engelliler ya da zihinsel engelliler üzerine eğitim almış öğretmen, karşısına göremeyen, işitemeyen, otistik bir çocuk çıktığında ne yapacağını bilemiyor. Aldığı eğitim ne kadar iyi olursa olsun çok engelli göremeyen bir çocuğa yetebilmesi mümkün değil. Mesela Türkan Sabancı Görme Engelliler İlköğretim ve İş Okulu’nun ‘Çok Engelli Göremeyenler Ana Sınıfı’nda görev yapan öğretmenlerin hepsi okul öncesi eğitim mezunu. Hâl böyleyken öğrencileriyle nasıl iletişim kurabilir, onları hayata ne şekilde hazırlayabilirler ki? Nitekim Semih Can’ın annesi Songul Bakıcı, oğlunun uzun süre anaokuluna devam ettiğini, ilerleme kaydedemediğini, her gittiğinde Semih Can’ı yerdeki minderde yatar şekilde bulduğunu, çok engelliler sınıfına geçtikten sonra ilerleme kaydettiğini anlatıyor…

Velilerin birçoğu sıklıkla öğretmen değiştirmekten şikâyetçi. Ya da çocuğunu anlayamayan, fedakârlıkta bulunmak istemeyen hocalardan… Üçüzlerin annesi Songül Torlak, Esra’ya 3 ay boyunca tuvalet alışkanlığını kazandırmak için uğraşmış. Bu süreçte tahmin edersiniz ki çok zorlanmışlar. Tam işler yoluna giriyor derken yaz tatili bitip okul açılmış. Öğretmen her saat başı tuvalete götürüp ilgilenemem, altını bezleyin demiş. Bir sonraki yıl aynı süreci tekrar yaşamış anne-kız. Ama bu kez daha şanslılarmış. Öğretmen, Esra’ya maddi manevi destek olmuş. Kirlendiğinde üstünü değiştirmiş, saat başı tuvalete götürüp getirmiş. Her iki taraf da özveri gösterince Esra başarmış bu işi. Şimdi yine öğretmeninin gayretiyle ‘baba, bacı’ gibi birkaç kelimeyi söyleyebiliyor. Songül Hanım, kızının bir gün konuşacağına inanıyor. Fakat her aile onlar kadar şanslı değil.

AKSİYON DERGİSİ 6 Aralık 2011 / TÛBA KABACAOĞLU,
http://www.aksiyon.com.tr/aksiyon/haber-31188-26-bu-cocuklari-kim-gorecek.html

özsüt
Yorum Yaz
-->
Bu içeriği paylaşın!
Arkadaşların Burada !
Arkadaşların Burada !